Hipnoz

Hipnoz Uygulaması Hakkında Bilgilendirme

Tanımı

“Beyinsel fonksiyonların çalıştığı, bireysel denetimin açık olduğu, kesinlikle uyku hali olmadan, istekle gerçekleşen bir öze dönüş ve içsel yolculuktur.” Beynin iki yarım küresinin tek bir alanda işbirliği yapması ile kişinin bilinçaltının onun isteği doğrultusunda telkin alabilir hale gelmesi ve yönlendirilebilmesidir.

  • Hipnoz farklı branşlarda ve farklı alanlarda kullanılabilir:

1-      Psikoloji–Psikiyatri Alanında:

Hipnoz, birçok psikolojik hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Hipnoanaliz metotlarıyla hastalığın kaynağını tespit etmek için bilinçaltının araştırılması mümkün olabilmektedir. Yapılacak tedavilere yardımcı olarak da hipnozdan yararlanılmaktadır. Hafif depresyon, anksiyete, kekemelik, tikler, parmak emme, tırnak yeme, uyku bozuklukları gibi problemlerde de hipnozla tedavi mümkündür.

2-      Diş Hekimliği Alanında:

Hipnoanestezi ile iğnesiz ve ağrısız tedavi, korku ve kaygının önlenmesi, diş gıcırdatmanın tedavisi, proteze alışmayı kolaylaştırma, hijyen motivasyonu gibi konular diş hekimliğinde hipnozun kullanım alanlarındandır.

3-      Bağımlılıklarda:

Sigara, alkol vb. madde bağımlılıklarında, eğer kişi bağımlılıktan kurtulma konusunda samimi bir niyete ve isteğe sahip olmakla beraber, iradesini kullanma konusunda sorun yaşıyorsa; hipnoz altında verilecek çeşitli telkinler ve ego güçlendirici teknikler ile kişinin bağımlılıktan kurtulmasına yardımcı olunabilir. Alkol ve madde bağımlılıklarında hipnoz, ancak hipnoz eğitimi almış psikiyatristlerce psikiyatri servislerinde yapılabilir.

4-      Kadın Hastalıklarında:

Özellikle doğuma hazırlık aşamalarında hipnozdan yararlanılabilir. Hamilelik bulantıları ve kusmalarının azaltılması bu yolla mümkün olabilmektedir. Psikolojik olarak da, rahat bir hamilelik dönemi geçirmek için hipnoterapi kullanılabilir. Anne adayına öğretilecek otohipnoz teknikleri, onun doğuma daha rahat hazırlanmasına katkıda bulunacaktır. Ayrıca uygulanacak hipnoanestezi metodlarıyla kolay ve ağrısız bir doğum da gerçekleştirilebilir. Çeşitli cinsel problemlerin çözümünde de hipnoterapiden yararlanılmaktadır.

5-      Üroloji Alanında:

Gece işemeleri, idrar kaçırma, iktidarsızlık ve yapısal bozukluktan kaynaklanmayan cinsel problemler hipnoterapi metotlarıyla çözülebilmektedir.

6-      Cerrahi Alanında:

Ameliyat öncesinde korku ve endişelerin yenilmesine yönelik hipnoz kullanılabilir. Ameliyat için hiçbir kimyasal anestezik madde kullanılmadan, hipnoanestezi ile yeterli uyuşukluk ve duyarsızlık sağlanabilir. Operasyon sonrasında da, kanamanın azaltılması, yara iyileşmesinin kolaylaştırılması, operasyon sonrası ağrı ve şikâyetlerin giderilmesi hipnotik telkinlerle mümkündür.

7-      Dermatoloji Alanında:

Psikosomatik kaynaklı cilt hastalıklarında, hastalığın kaynağının tespit edilmesinde ve sebebin cilt üzerinde yol açtığı rahatsızlıkların tedavi edilmesinde faydalanılmaktadır. Bu tarz hastalıklardan biri olan siğiller de, uygun hipnoterapi metotlarıyla tedavi edilebilirler.

8-      Eğitim Alanında:

Öğrenmeyi kolaylaştırmak, konsantrasyonu arttırmak, öğrenilenlerin hatırlanmasını kolaylaştırmak, sınav kaygısı ve heyecanlarını kontrol atına almak, hipnoterapi teknikleriyle mümkündür. Bu konuda yapılacak hipnoz çalışmaları ve oto hipnoz teknikleriyle önemli oranda başarı sağlanabilir.

9-      Beslenme Alanında:

Obezite tedavisinde, kilo kontrol metotlarının uygulanmasında, yeme alışkanlıklarının düzeltilmesinde,  Anoreksia Nervoza (yemeyi reddetme) ve Bulimia Nervoza (Kusma) tedavilerinde hipnoterapi etkin olarak kullanılabilir.

10-  Sporda:

Motivasyonu ve konsantrasyonu artırma, çalışma isteğini ve azmini kuvvetlendirme, vücut direncini ve çalışma kapasitesini yükseltme amacıyla hipnozdan faydalanılabilmektedir.

Hangi Durumlarda Kullanılmamalıdır?

  • Öncelikli olarak hipnoz kendisine hipnoz uygulanmasını istemeyen hiç kimseye uygulanmamalıdır.
  • Bilişsel yetileri ve anlama kapasitesi yeterli düzeyde olmayan kişilere uygulanmamalıdır.
  • Psikotik hastalıklarda (Şizofren, kısa reaktif bozukluk, paranoya) yani hastanın iç görüsünün kaybolduğu durumlarda, madde bağımlılıklarında (alkol, esrar, eroin vb), ağır depresyon tedavisinde kullanılmamalıdır. Eğer bu hastalıklarda kullanılacaksa, hipnoz konusunda Sağlık Bakanlığı eğitimine katılmış, hipnoz sertifikası almış psikiyatristler tarafından yataklı serviste yapılmalıdır.

Hangi Tedaviye Destek Amaçlı Kullanılır?

  • Depresyon, Anksiyete (Kaygı bozuklukları), Travma sonrası stres sendromu, Panik atak, Obezite, Sigara bağımlılığı, Bazı kas ve eklem hastalıkları (fibromiyalji gibi), Fobi tedavileri, Enürezis nokturna (gece işemesi)

Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki hipnoz seansı bittikten sonra bile hipnozun telkin alabilirlik etkisi yaklaşık olarak 1-2 dakika daha sürmektedir. Bu nedenle bu süre içerisinde olumlu konuşmalar yapmaya devam edilmeli ve mümkünse olumsuz telkinler vermemeye özen gösterilmelidir.

Bu Alanda Doğru Bilenen Yanlışlar Nelerdir?

Her tedavi yaklaşımında olduğu gibi hipnozunda kendi içerisinde doğru bilinen yanlışları vardır. Bunlardan bazıları;

1)      Hipnozu yapan kişinin sihirli güçleri vardır: Oysa bu tamamen yanlış bir varsayımdır. Hipnoz doğuştan genlerle gelen kalıtımsal bir yeti değildir. Tamamen sonradan öğrenilebilen, çalışma ürünüdür.

2)      Bir insan hipnotize edilerek ona istemediği şeyler yaptırılabilir: Öncelikle vurgulamamız gereken şey, istemeyen hiç kimsenin hipnoz olamayacağıdır. Hipnoz olmak istemeyen bizi zorla hipnotize edilemeyeceği gibi, hipnoz olan birine de zorla bir şey yaptırmak mümkün değildir. Bunun mümkün olduğu ilaçlı hipnoz şekilleri vardır ama bu hipnozdan ziyade verilen ilaca bağlı bir etkidir.

3)      Ancak zayıf karakterli ve düşük entelektüel potansiyeline sahip insanlar hipnoz edilebilir: Oysa bunun tersi doğrudur. Yani entelektüel kapasitenin artması ile hipnoz yapılabilirlik arasında doğrusal bir orantı vardır. Entelektüel kapasitesi yüksek olan ve güçlü bir karakter yapısına sahip kişiler verdiğiniz telkini rahatlıkla algılayabilen ve verdiğiniz komutu yerine getirmede zorluk yaşamayan insanlardır. Bu nedenle de zayıf karakterli ve düşük entelektüel yapıya sahip kişileri hipnoz etmek daha zordur.

4)      Hipnoza giren kişi bilincini yitirmiştir: Bu doğru değildir hatta aşırı bir bilinçlilik hali söz konusudur.

5)      Hipnoza giren biri hipnozdan çıkamayabilir: Bu zamana kadar yapılan hiçbir hipnoz vakasında hipnoz olan kişinin hipnoz halinden çıkamaması söz konusu olmamıştır.

6)      Hipnozdan istifade etmek için kişileri derin transa sokmak gerekir: Hafif ya da derin, her hipnoz seviyesinde iyi sonuçların alındığı bir vakıadır. Çok ender durumlarda kişinin derin transa sokulması gerekir.

7)      Hipnozla tüm hastalıkların (metabolik-ruhsal) tedavisi mümkündür: Hipnozda diğer tüm tedavi seçenekleri gibi kullanabileceğimiz bir yöntemdir. Birçok hastalığın tedavisinde kolaylaştırıcı bir etken olmakla birlikte bazı hastalıkların tedavisinde tek başına bir yöntem de olabilir. Ancak birçok hastalığın tedavisinde de tek başına hiçbir etki yapmaya bilir. Onun için tedavide ki faydalılık skalası oldukça geniş bir alanı teşkil eder.

Bu Yöntemi Uygulayan Kişide Olması Gereken Özellikler (Sertifika, Eğitim vb.) Nelerdir?

Sağlık bakanlığının 16.10 2015 hipnoz yönetmeliğinde belirttiği gibi hipnozu uygulayacak kişilerin; doktor, diş hekimi veya klinik psikolog olmaları gerekmektedir. Bu mesleki branşa sahip olan kişilerin ayrıca Sağlık Bakanlığı müfredatına uygun yerlerden eğitim almış olmaları ve bunu sertifika ile belgelendirmeleri gerekmektedir.

Hipnozun Dereceleri Var Mıdır?

Evet, Kısaca;

1) Hafif Derecede Hipnoz: Hipnoz öncesi durumdan hipnoz durumuna geçiş genelde hızlı olur ve süje düşünmek için bile zaman bulamaz. Hipnoz olacak kişinin rehaveti o kadar artar ki bu durum hipnoz olacak kişide “telkin alma” yeteneğini güçlendirir. Hafif trans durumu, hipnozun ilk ve basit şeklidir. Hafif hipnozun belirtisi; hiçbir telkin verilmediği halde kaslarda görülen gevşemedir ve sonuçta kişi kendisini tam bir uyuşukluk içinde bulur. Tıpkı bir askerin “hazır ol!” komutuyla bedeninde oluşan gerilimin, “Rahat!” komutuyla çözülmesi gibi.

2- Orta Derecede Hipnoz: Hafif hipnoz halinden orta hipnoz  haline geçmek, daha fazla uygulama gerektiren bir durumdur. Kişi bilinçli davranışlar ile bilinçsiz davranışların karışıklığını yaşayabilir.

Orta trans halindeyken iradeli davranışlarda bir bölünme gözlenebilir. Orta trans halinde hipnoz olacak kişide; koklama, işitme, tat alma duyumlarında yanılmalar ve algı yanılmaları ortaya çıkabilir. Bazı unutmalar ve hatırlayamamalar (amnezi), kendiliğinden ya da uyarıların neden olduğu rüyalar, hipnoz sonrası halsizlikler, basit emirlerin hipnoz sonrası yerine getirilmesi (posthipnotik telkinler), hislerde hassaslık ya da aşırılıklar orta hipnoz sırasında gözlemlenecek olgulardır.

3- Derin Hipnoz: Derin hipnoz sırasında unutulmuş anıların ortaya çıkması ve ona eşlik eden heyecanlarla birlikte bunların yeniden yaşanması mümkündür. Hipnozun bu özelliği Katharsis (Baskı altına alınmış düşünceleri bilince çıkararak çözümleme yapma) yönteminin temelini oluşturur ve bu sayede hipnoterapi seanslarının büyük bir kısmı gerçekleştirilebilir.

  • Beynin iki yarım küresinin tek bir alanda işbirliği yapmasıdır.
  • Kişinin bilinçaltının onun isteği doğrultusunda telkin alabilir hale gelmesi, yönlendirilebilmesidir.

Sol beyinden ziyade, sağ beyinin (hayali düzlemin) kontrolü eline almasıdır.