Bireysel psikoterapi kişinin bir terapist ile düzenli bir şekilde birebir görüşmesi ile gerçekleştirilen ilişkisel bir süreçtir. Bireysel psikoterapi hedefi kişinin terapiye gelmesine yol açan sebepler ve terapiden beklentileri doğrultusunda şekillendirilir. Aslında hemen hemen bütün terapi yöntemlerinin ortak noktası olumsuz anılardaki olumsuz olarak kodlanmış duygu, düşünce ve davranış durumlarını tekrar ele alarak daha sağlıklı bir şekilde değerlendirmektir. Bunun için terapilerde kişinin kendisini anlaması, tanıması ve kendisine dair farkındalık kazanması amaçlanmakla birlikte problemlerine yol açan sebepler de incelenir.

Bireysel terapilerde birçok terapi tekniği kullanılmakla birlikte kişisel olarak eğitimlerini aldığım terapi yöntemlerinden ağırlıklı olarak EMDR, Hipnoz ve Pozitif Psikoterapi tekniklerini Bütüncül Psikoterapi mantığıyla uygulamaktayım.

Bireysel psikoterapilerde görüşme sıklığı genellikle en az haftada bir görüşme olacak şekilde planlanır. Terapinin ne kadar süreceği kişiden kişiye değişmekle birlikte, terapiler genellikle uzun süreli çalışmalar olmaktadır.

Bireysel psikoterapiye kendini anlamak için başvurulabildiği gibi, hayatında yaşadığı herhangi bir zorluğu aşmak içinde başvurulabilmektedir.

Bireysel terapide öncelikle yapılan değerlendirme seansından ve uygulanan ölçeklerden alınan veriler ışığında nasıl bir yol haritası izlemek gerektiğine danışana birlikte karar verilir.

Ayrıca terapilerde bir uzaman doktorun yönlendirmesi ile depresyon, anksiyete (yaygın anksiyete bozukluğu, Obsesif Kompülsif Bozukluk, panik bozukluk, sosyal fobi vb.), travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozuklukları (blumia nevroza, anoreksiya nevroza vb.), kişilik bozuklukları (borderline kişilik bozukluğu, narsisistik kişilik bozukluğu, şizoid kişilik bozukluğu vb.) gibi çeşitli semptomlarla kendini gösteren psikolojik rahatsızlıklara yönelik çalışmalar yapılmaktadır.